Lancia’nın “Y” modelinin devamı sayılan Ypsilon, çift renkli gövde tasarımı ve onunla uyumlu şık iç tasarımı ile kendi segmentindeki rakiplerinin bir adım önüne geçiyor

Lancia denince insanın aklına hep Delta Integrale geliyor. Rallilerin efsanesi olan Integrale çoktan tarih oldu ama biz hala unutamadık. Markaların imajları da bir şekilde başarıları veya başarısızlıkları üzerine çiziliyor. Lancia’nın en büyük şansı da Delta Integrale. Aldığımız haberlere göre Delta geri dönüyormuş, bakalım eskisi gibi kitleleri peşinden sürükleyecek bir model olabilecek mi?
Gerçi 100 yılı aşkın bir süredir var olan bir markanın özellikle bir modelle anılması pek sağlıklı değil ama bunda Lancia’nın tam da doludizgin giderken birden sıradan bir marka olacak şekilde modeller üretmesinin payı büyük tabii… Şimdilerde yıllardır küçük sınıfta yer alan “Y” modelinin devamı sayılan Ypsilon ile pazarda tekrar adını duyurmaya başlayan Lancia, farklılığını da bir kez daha ortaya koyuyor. İşte bu haftaki test konuğumuz da sıra dışı tasarımı ile dikkat çeken bu model yani Ypsilon…

lk tanışma
Ypsilon ilk bakışta daha sıradan olmadığını hissettiriyor. Ortadan dikine ayrılmış kromajlı ön ızgarası ve onunla bütünlük arz eden far tasarımı ile Ypsilon, sınıfının ötesinde bir ön yüze sahip. Özellikle ön çamurlukların üzerinden başlayıp arka çamurluklarda sona eren derin omuz çizgisi otomobilin profilden daha canlı görünmesini sağlıyor. Ypsilon’un yüksek tavan yapısı ise sınıfındaki otomobillerden en büyük farklılığı. Bu tavan yapısı otomobilin içerisinde uzun boylular için bile yeterli baş mesafesi sağlamasına rağmen Ypsilon’un olduğundan daha küçük görünmesine yol açıyor. Oysa Ypsilon’un boyutları itibariyle sınıfındaki otomobillerden aşağı kalır yanı yok. Otomobilin arka tasarımı da bir hayli ilginç. Tampona kadar inen bagaj kapağı ve tamponlardan başlayıp çamurluklara kadar uzanan arka lamba grubu Ypsilon’a benzersiz bir hava katıyor. B Colore olarak adlandırılan çift renkli gövde boyası kullanılan Ypsilon, farklılığını burada da sürdürüyor. Aracın birçok noktasında karşımıza çıkan krom detaylar ise Ypsilon’un sınıfındaki birçok otomobilden farklı olduğunu gösteriyor.
Otomobilin içerisi de aynen dışarısı gibi. Dış renkle uyumlu çift renkli deri-alacantara döşemeler ve koltuk kafalıklarındaki “Ypsilon” logosu otomobili sınıfının çok ötesinde bir çizgiye taşıyor. Orta konsolun tam ortasında yer alan beyaz kadranlı gösterge tablosu çok şık ve sıra dışı bir görünüm sergilemesine rağmen okunaklı değil. Göstergelerin altındaki MP3 özellikli CD çalar, en alt kısımdaki otomatik klima ve ön konsolun üst kısmında yer alan deri kaplama Ypsilon’da çıtanın ne kadar yükseğe konduğunu gösteriyor. Ypsilon’un içerisinde kalite değilse bile farklı bir çizginin olduğu her detaydan açıkça belli oluyor. Fakat Fiat grubunun diğer modellerinde de rastladığımız alüminyum görünümlü (!) orta konsol bu çizgiyi aşağıya çekiyor. Ön koltukları son derece rahat olan Ypsilon’un arka koltukları ikiden fazla yolcuya ev sahipliği yapacak kadar bir alan sunmuyor. Arka koltukları öne kaydırılabilen Ypsilon’un bagaj hacmi 215 litreden 290 litreye yükseltilebiliyor. Üstelik koltukları katladığınızda bagaj hacmi 895 litreye kadar çıkıyor.
Arkadaşlık yolda belli olur
Türkiye’de iki benzinli ve iki dizel motor seçeneğiyle satılan Ypsilon, testimize 1.4 litre 8V versiyonuyla katıldı. 77 HP güç ve 113 Nm tork üreten bu motor biraz ağır kalsa da tüketim değerleri açısından son derece makul sonuçlara imza atıyor. 100 kilometrede ortalama 5,5 litre yakıt tüketen Ypsilon, sınıfındaki birçok otomobili geride bırakıyor. Daha fazla performans isteyenler ise 1.6 lt 16 V 95 HP motorlu versiyonu tercih edebilirler. Ypsilon’da görev yapan 6 ileri manuel şanzımanının vites geçişleri çok net, City seçenekli direksiyon sayesinde şehir içinde son derece yumuşak bir kullanım imkânı sunan Ypsilon’da kalkışlarda aracın geriye doğru kaymasını önleyen Hill Holder sistemi de standart olarak bulunuyor. Fakat sistemin her zaman doğru çalışmadığını da söylemeden geçmeyelim!
Ypsilon’un yol tutuşu sınıfındaki diğer otomobillerden biraz geri kalıyor. Limitler zorlandığında virajlarda önden hafif bir kayma eğilimi gösterse de Ypsilon’un genel olarak kararlı bir yol tutuşa sahip olduğunu söyleyebiliriz. ESP’ nin de yardımını alan önden çekişli Ypsilon, yolda çok büyük bir güvensizliğe yol açmıyor. Ypsilon zaman zaman yan rüzgârlardan etkilenebiliyor. Ypsilon’un frenlerinin ise çok fazla başarılı olduğu söylenemez. Ard arda yapılan birçok fren denemesinde Ypsilon’un güvenlik mesafesini aştığını tespit ettik. Bunda önde disk arkada kampanadan oluşan fren sisteminin güncelliğini yitirmiş olmasının payı büyük.
Ypsilon’nun donanımı beklentileri karşılıyor. Argento, Ora Bianco, Ora Giallo, Platino olmak üzere dört farklı donanım seçeneği ile satılan Ypsilon, bir çok donanım özelliğiyle sınıfının bir adım önünde yer alıyor. Ypsilon’da dikkatimizi çeken en önemli donanım eksikliği ise park sensörünün bulunmaması. Birçok kişiye özel sayılabilecek donanım özelliğine sahip olan bu otomobilde böyle bir ihmal pek anlaşılır gibi değil.
Neden Satın Alınır?
Özellikle farklı çizgisi itibariyle Avrupa’da bayanların ilgisini fazlasıyla çeken Ypsilon, dört farklı donanım seçeneği sayesinde çok daha kişiselleştirilebilir bir otomobil. 14.500 Euro’dan başlayan fiyatlarla satılan Ypsilon’un en pahalı versiyonu 20.400 Euro fiyatla satılıyor. Bu fiyatlara plaka, ruhsat, yıllık sigorta ve MTV gibi giderler dâhil değil. Ypsilon’u tercih edenler daha çok marka bağımlısı olmayıp da farklı görünmeyi tercih eden tüketiciler oluyor. Özellikle genç ve sıra dışı görünmeyi seven otomobil severlerin tercihi olan Ypsilon, ailelerin çok fazla tercihi değil. Diğer taraftan klasik tasarımlara alışkın olan gözler de Ypsilon’un yüksek tavanlı çizgisine çok fazla sıcak bakmıyorlar. Özellikle çift renkli gövde boyasından anlaşılacağı gibi daha renkli kişiliklerin tercihi olan Ypsilon, performans beklentilerine sahip olanlara da pek fazla hitap etmiyor. Daha çok şehirli çocukların, kendilerine ait oyuncaklarından biri diyebileceğimiz Ypsilon, kendini şımartmak isteyenlerin en güzel eğlencesi olacaktır…

