
Farklı olmak her zaman iş yapar. Eğer başkalarının dikkatini çekmek istiyorsanız farklı bir şeyler yapın! Bu her iş kolunda böyledir. Örneğin birçok ünlü sanatçı sahnedeki farklı yaklaşımları ile ön plana çıkmıştır. Zeki Müren sahnedeki ilginç kıyafetleri ile Barış Manço yüzükleri ve uzun saçlarıyla her zaman dikkat çekmiştir. Fark yaratmak her zaman olumlu yönde de gelişmeyebilir. Ama her halükarda farklı olmak sizi kalabalıkların arasında ön plana çıkarır. Sonrasında siz bu farklılığı ister olumlu yönde geliştirir ister bu farklılığın mirasını yiyerek tüketirsiniz.
Kübik tasarım anlayışı
Otomobillerde zaman zaman farklılık yaratan anlayışlarıyla pazara çıkarlar. Bunların bazıları 20-30 yıl hep bu farklılıklarıyla tanınırlar bazıları ise farklılık projelerini geçmişe taşıyacak gücü kendilerinden bulamazlar. Otomobil severlerin dikkatini farklılığı ile çeken modellerden biri de Daihatsu Materia. İyi veya kötü, Materia’yı gören herkes bir kez daha bakıyor ve mutlaka bir yorumda bulunuyor. ‘Çok şirin’, ‘Çok çirkin’, ‘Ne garip’, ‘Bundan çok güzel taksi olur’, ‘Çok küçük’, ‘Eski arabaları hatırlatıyor’, ‘İçerisi çok genişmiş’ gibi birbirinin zıttı birçok farklı yoruma maruz kalan Materia’nın en büyük özelliği kübik tasarım anlayışı…
Materia’nın ölçülerinden işe başlarsak kübik tasarım anlayışını çok daha iyi anlayabiliriz. Uzunluğu 3800mm olan Materia, hemen küçük damgasını yiyebilir ama 1635mm yüksekliği ve 1690mm genişliği duyunca kafanız karışabilir. Evet, Materia bildiklerinize göre çok farklı; daha kısa, daha yüksek ve daha geniş! 100 yıllık geçmişi ile Japonya’nın ilk otomotiv şirketi olan Daihatsu, Toyota tarafından çoğunluk hisseleri satın alınınca çok farklı bir üretim anlayışına doğru ilerlemeye başladı. Markanın diğer modellerindeki bu farklılık en son olarak Materia’daki kübik tasarım anlayışıyla ortaya çıktı. Dış tasarımı için yukarıda söylenenlerin hepsi ve daha fazlası geçerli. Bir kere gövde yapısı başlı başına ilginç, detaylar ise kendi içinde bir sadeliğe sahip. Farlar kübik tasarım anlayışıyla uyumlu, arka aydınlatma grubu ve bagaj kapağındaki ‘Materia’ yazılı alüminyum kaplama da oldukça şık.

Kullanışlı iç hacim
Materia’nın iç hacmi ise daha sade ama birçok MPV’den daha fonksiyonel. Açıkçası iç tasarımın biraz daha heyecan verici olacağını düşünüyorduk. Gerçi Materia, merkeze konumlandırılan gösterge tablosu, geçmişi hatırlatan havalandırma ızgaraları, kapı indeki hoparlörler, kapı kolu aydınlatmaları,8 adet bardaklık ve eşya gözleri ile hem farklı hem de kullanışlı olmayı başarıyor ama içeride kalite sorunu var. Ayrıca tavanda bile eşya gözü varken iki koltuk arasının ve vites topuzunun bulunduğu bölümün göz ardı edilmesi biraz ilginç geldi açıkçası. Sonradan eklendiği apaçık belli olan park sensörü, estetik açıdan güzel görünmese de hassas göstergesiyle çok işlevsel. Ön ve arkada son derece geniş bir hacim sunan Materia’nın yüksek tavanı da ferahlığı arttırıyor. Bagaj hacmi 230 lt olan Materia’nın arka koltukları 16 cm öne alınınca bagaj hacmi 620 lt’ye yükseltilebiliyor, üstelik bu halde bile arkadaki oturma alanı tamamen kısıtlanmıyor. Ön koltuk sırtlıkları tamamen yatırılarak iki kişinin araç içerisinde rahatlıkla uyuyabilmesi bile mümkün, özellikle uzun yolculuklar için biçilmiş kaftan.
Kararlı ve tatminkâr motor
Materia ülkemizde sadece 1.5 litre benzinli motorlar ithal ediliyor. Bu motora 4 kademeli otomatik şanzıman veya 5 ileri manüel şanzıman eşlik ediyor. Testimizin konuğu olan 5 ileri vitesli versiyon 103 HP’lik motorla işbirliği yapıyor. 138 Nm tork üreten bu motor, kararlı ve sakin bir karaktere sahip. Materia 0-100 km hızlanmasını 10.8 sn de tamamlarken son sürati de 170 km/s. 100 km’de ortalama olarak 7.2 lt tüketen Materia da dizel seçeneği olmaması da ayrı bir eksi.
Başarılı yol tutuş
Materia’nın farklı tasarım anlayışı bizi ister istemez yol tutuşu hakkında soru işaretlerine götürüyor. Kübik tasarımlı bu araç insanı biraz tedirgin etse de limitler zorlanmadığında bir sorun çıkarmıyor. Çok büyük bir yalıtım sorununa rastlanmayan Materia yan rüzgârlardan da korkulduğu kadar etkilenmiyor. Önde MacPherson tipi süspansiyonların kullanıldığı Materia’nın arka tarafında ise yarı bağımsız helozon yaylı bir sistem kullanılıyor. Sert ayarlı süspansiyonlar yol tutuşa önemli katkıda bulunurken darbe emmede de son derece başarılı. Arda arda yapılan birkaç fren denemesinde güvenlik mesafesinde durmayı başaran Materia, kübik yapının da etkisiyle biraz tedirginlik yaratıyor.
Fiyatıyla da dikkat çekiyor
Pazarda mini MPV sınıfında konumlandırılan Materia 27.000 YTL civarındaki başlangıç fiyatıyla dikkat çekiyor. Yollarda çok fazla ilgi çeken bu otomobil fiyat stratejisi açısında da başarılı. Otomobilin yol bilgisayarı başta olmak üzere bazı donanım eksiklikleri var ama ferah iç hacmi sayesinde bir aile otomobili bile olabilir. Rakiplerinden çok farklı olduğu için kıyaslama yapmak yersiz ama doğru fiyatlama stratejisi, yetersiz tanıtımın gölgesinde kalıyor. Bu arada çekimler sırasında etrafımızı saran bazı galericiler “Bu araçtan çok güzel taksi olur.” diye yorumda bulundular ama dizel seçeneği veya LPG desteği olmadan bu biraz zor gibi!

