
Romen otomobil üreticisi Dacia, küçük sınıf temsilcisi Solenza’yı ilk olarak 1996 yılında Nova adıyla tanıttı. Daha sonra SupeRNova isimini alan otomobil geçen yıl Renault’nun teknolojik desteğiyle modernize edildikten sonra Solenza adını aldı. Peugeot 309 platformu üzerinde Renault yürüyen aksamıyla hayat bulan otomobil, sadece 1.4 litre 75 HP’lik Renault motoruyla üretiliyor. Uzun bir aradan sonra geçtiğimiz aylarda yeniden Türk pazarına giriş yapan Dacia’nın Türkiye distribütörü DOSSD (Dacia Otomobilleri Satış, Satış Sonrası ve Dağıtım Hizmetleri A.Ş.) tarafından Türkiye’ye ithal edilen ilk binek modeli olan Solenza, Prima, Rapsodie ve Scala donanım seviyeleriyle satılıyor.
Karoser, iç mekan
Bir çok yürüyen aksamı Bursa’da Oyak Renault tesislerinde geliştirilen Solenza’nın alt yapısıysa aslında oldukça eski. Peugeol 309 platformu üzerinde geliştirilen SupeRNova’nın modernize edilmiş hali olan otomobil, tüm iyileştirme ve geliştirme çalışmalarına karşın karoser teknolojisiyle de eski nesil olduğunu belli ediyor. Otomobilin burun ve kuyruk yapısı, yan sanayi firmalarınca modernize edilmiş gibi görünüyor. Test otomobilimizde yer alan arka spoyler opsiyonel olarak alınabilen bir aksesuvar. Lifthack karoser formlu Solenza, 4080 mm’lik boyu ve 2480 mm’lik aks mesafesiyle küçük sınıfa üye. Dar açılan kapılardan geçilen iç mekanda plastik kalitesi yeterli düzeyde. Renault modellerini hatırlatan işçiliğin dikkat çektiği kabinde direksiyon simidi, sinyal/silecek kolları, tavan lambası, vites konsoluna yerleştirilmiş cam kumandaları, havalandırma/klima kumandaları Clio’dan, iç kapı kolları Megane I’den, vites topuzu Renault 9 ve 19′dan alınmış. Hatta mavi zeminli kolay takip edilen gösterge tablosunda kullanılan yazı karakterleri bile Renault’yu hatırlatıyor. Torpido gözü kapağında iki bardaklık sunulan otomobilde far yükseklik ayarının bulunması da önemli. Otomobilin kabinindc çok uygun fiyatlı olmasına karşın ucuz hissinin yaşanmaması da olumlu bir özellik. Sanıyoruz Dacia bu konuda Renault’ya çok şey borçlu. Solenza’nın önde ve arkada sunduğu diz mesafesi sınıf standartlarına uygun. Ancak yumuşak dolgu malzemeli ön koltukların yanal desteklerinin Renault modellerindeki gibi alçak olduğu gözleniyor. Otomobilin 370 litrelik bagajı, arka koltuk sırtlığının tek parça halinde yatırılmasıyla 834 litreye kadar genişletilebiliyor. Lift back karoser formunun verdiği avantajla Solenza küçük sınıf rakipleri içinde önemli bir bagaj hacmine sahip.
Motor, perfomans
Solenza’nın motor kaputu açıldığında ilk olarak üzerinde Renault yazan plastik kapak dikkat çekiyor. Kapağın altında 9, 11, 19 ve Clio gibi ülkemizde ve dünyada başarılı satış rakamlarına ulaşmış Renault modellerinden tanıdık olan sekiz supaplı 1.4 litre 75 HP’lik benzinli E7J üretin kodlu motor yer alıyor. 5250 d/d’d 75 HP güç üreten çok nokradan enjeksiyonlu ve üstten tek eksantrikli motorun maksimum torkuysa 2801 d/d’de 114 Nm. Sekiz supap teknolojisinin getirdiği avantajla alt devirlerdeki kolay devirlenmesiyle dikka çeken motor, üst devirlere ulaştığında hem güç kaybına uğruyor hem de sesini yükseltiyor. Performans ölçümlerimizde sınıf ortalamalarına yakın değerler sağlayabilen otomobil motor hacmi doğrultusunda son hız iddiası taşımadan yeterli hızlanma performansı sergiledi. Beş ileri vitesli manuel şanzımanla donatılan otomobilin JH3 üretim kodlu şanzımanı da Megane ve Laguna’dan alınmış. Vites kolunun 9, 11, 19 ve Clio’da farklı olarak gaz pedalı harekellerin tepki vermemesi sürüş hissini iyileştiriyor. Otomobilin vites geçişleri de yeterince net. Dacia Solenza test süresince 100 km’de 7.1 litre olarak saptadığımız tüketimiyle yeterince ekonomik olduğunu gösterdi. Bu ortalamayla kullanıldığında otomobil 605 km’lik menzile ulaşabiliyor.

Kullanım, konfor
Solenza’nın süspansiyon sisteminde önde MacPherson tipi üçgen salıncaklı, arkadaysa H formlu bağımsız arka takım kullanılmış. Kullanımda yeterli yol tutuş özellikleri sergileyen otomobil, zorlandığında önden çekişli otomobillerin doğal tepkisini gösteriyor ve önden kayma eğilimine giriyor. Ancak otomobil manevralarda biraz sert kalan hidrolik direksiyon yardımıyla kontrol altında tutmak zor değil. Darbe emişi ülkemizin zorlu yol şartlerı için uygun olan Solenza’da süspansiyonun sertlik dozu yolculuk konforunu yeterli düzeyde tutabiliyor. Solenza’nın kabin içinde dört yolcu için yeterince ferah, beş yolcu içinse sınıf standartlarına uygun olarak biraz sıkışık yolculuklar alınmalı. Kabin ergonomisini bozan en önemli unsur, Clio’lardaki gibi vites kolunun önüne konumlandırıldığından biraz eğilerek kullanılması gereken cam düğmeleri. ABS sistemine sahip olmayan Solenza’nın fren performansı modern otomobiller karşısında pek iddia taşımıyor. Sistemde ABS’siz Renault ellerini anımsatan, düzeyde yeterli duruş kararlılığı gözleniyor. Ne var ki 100 km/s hızda saptadığımız 45 metrelik duruş mesafesi modern otomobil endüstrisinde artık güvenlik sınırlarının dışında kabul ediliyor.

