
Kendinizi vites topuzu - debriyaj adamı olarak tanımlayabilirsiniz. Bir pedalı alıp yerine iki tane kol kolay çift-debriyajlı şanzımanların, sürüşün eğlencesini, hünerini, meydan okuyuşunu yok ettiğini ve bir spor otomobilde yerleri olmadığını düşünebilirsiniz. Henüz BMW M3 DCT'yi sürmediniz.
Getrag'la birlikte geliştirilen ve 2700 $'lık bir opsiyon olan BMW'nin yeni yedi-kademeli çift-debriyajlı şanzımanı (DCT), M3'ün hep ihtiyacı olan şeydi - kaput altındaki 4.0-litrelik V8 ile doğaüstü biçimde tepkili ve çevik M-modifiyeli şasi arasındaki eksik bağlantı.
Pist testindeki zamanlarımız hikayeyi anlatıyor: DCT'li otomobil, standart altı-ileri manuel şanzımanlıdan 48 km/s'e, hatta 64 km/s'e kadar saniyenin onda biri kadar daha yavaş, ve her şey orada son buluyor. M3 DCT'de 96 km/s'e çıkış 4.1 sn sürüyor - manuelden saniyenin onda ikisi kadar daha hızlı - ve 160 km/s'e gelindiğinde fark saniyenin onda dördüne çıkıyor. 0-400 metre değerleri 12.7 sn'de 178 km/s'e karşılık 12.6 sn'de 181 km/s.
DCT ile 414 hp'lik M3, 451 hp'lik sturm-und-drang Mercedes C63 AMG'ye düz yolda iyice yaklaşıyor. 96 km/s'e kadar tekerlek tekerleğe gidiyorlar ve 160 km/s'e ulaşıldığında M3 saniyenin onda biri kadar daha hızlı. İlk kalkıştaki hızı Mercedes'e 0-400 metre süresinde saniyenin onda biri kadar avantaj sağlıyor fakat o esnadaki hızları görsel olarak birbirinin aynı.

performans gelişiminin sebebi tabii ki DCT'nin vites değişimleri esnasında kaybedilen zamanı bertaraf etmesi zira şanzıman sonraki vitesi çoktan seçmiş oluyor. Getrag vites kutusu iki adet yağ soğutmalı, ıslak multi-disk debriyaj kullanıyor ve biri tek sayılı vitesleri kontrol ederken diğeri çiftlerle ilgileniyor. Vites geçişleri ya tamamen otomatik olarak, ya da vitesleri direksiyon üstündeki kollarla ya da ortadaki vites topuzu vasıtasıyla değiştirebileceğiniz tamamen manuel olarak gerçekleşiyor.
Şanzımanı 11 farklı şekilde ayarlayabilirsiniz. Otomatik ya da manuel olarak tercih edilebilen, yumuşaktan sportife kadar uzanan beş vites değişim ayarı; ve denge kontrol ayarının kapalı, şanzımanın yalnızca manuel modda olduğu bir altıncı pist seçeneği.
Aynı zamanda, şanzıman pist seçeneğindeyken çalışan bir kalkış kontrol sistemi sunuluyor. Vites kolunu gösterge panelinde kareli bir bayrak gözükene kadar basılı tutuyorsunuz. Ayağınızı fren pedalından kaldırın ve vites kolunu basılı tutarken gazı kökleyin; devir göstergesi sabit bir noktaya tırmanacak (ve yarıştan anlayan BMW mühendisleri size bu devri, mevcut tutunma şartlarını göz önüne alarak, 4600'den 6100 d/d'ya kadar seçme hakkı tanıyorlar). Sonrasında basitçe vites kolunu bırakın ve sağ ayağınızı dipte tutun. DCT otomatik olarak ilk beş vitesi makineli tüfek misali tarayacak.
Lakin, gelişmiş düz yol performansı DCT'yi tercih etmek için tek sebep değil. Bu da demek oluyor ki, debriyaj pedalı olmadığından, ayaklarınızın pedallar arasında dans ettiği sırada kaybettiğiniz zamanı bertaraf etmek için, sol ayağınızı, sağ ayağınızı gazdan çektiğiniz anda frene basmak için kullanabilirsiniz; ve tersi için de - her ne kadar heel-and-toe ile vites küçültmede usta olsanız bile. Manuele göre çok daha geç ve kuvvetli frene oturabilir, çok daha erken gazı kökleyebilirsiniz - ve tüm bunlar çok daha pürüzsüz bir şekilde oluyor. Hey, Robert Kubica'da işe yarıyor...
Ve bunların sebebini anlamak için yalnızca favori virajlı yolunuzda hızlı, sert, iyi bir sürüşe ihtiyacınız var. En saldırgan sürüş seçeneğinde DCT, motor hareket esnasında hiçbir gecikme olmadığını garanti altına almak için devirleri çevirir ve şanzıman motorun dönel eylemsizliğinden faydalanırken, devir yükseltmelerde biraz tepiyor. Vites küçültmeler, beyin devri mükemmel bir biçimde denkleştirirken, ani "brap!" sesleri altında gerçekleşiyor.
M3 DCT virajdan viraja elektrikli, dev tek bir dalga halinde koşuyor. Daima doğru vitestesiniz ve daima tepkili, hisli M3 şasisini limitlerinde tecrübe etme macerasını yaşayabiliyorsunuz. Her zaman arabanın her köşesinin ne yaptığından haberdar oluyorsunuz. Ön taraf yola zamk gibi yapışıyor ve uluyan V8'i 8300 d/d'lık tepe noktasına yaklaştırdıkça, arka taraf üstündeki hakimiyetiniz de artıyor. Bu alet balyoz C63 ve Nissan GT-R yanında tam bir ustura.

Ardından eğlence son bulup eve dönerken otoban ya da dur-kalk trafiğinde sürüklenmek durumunda kaldığınızda, M3 DCT, birlikte yaşaması kolay bir otomobil. Şanzımanın standart ayarı, vitesleri ister kendiniz değiştirin ister işi bilgisayara bırakın, yarış hızı ile kaplumbağa yavaşlığı arasında bir orta kararda ve Audi ya da VW'de bulacağınız çift-debriyajlı şanzımanlarla aynı pürüzsüzlükte değişimler sunuyor. "Kaplumbağa" modunda CVT kadar kusursuz, M5'i rezil eden aptal SMG'den milyon kez daha iyi ve altı-ileri standart vites kutusunu size, sanki pekmez varilleri arasında bir demir tekerlekle debeleniyormuşsunuz gibi hissettiriyor.
DCT şanzıman, BMW'nin zaten en iyi, en kapsamlı performans otomobilini, yeni bir seviyeye çıkarıyor. F1 tarzı vites kolları ve debriyaj pedalı eksikliği bu kez birer reklam hilesinden ibaret değil - herhangi bir yol ya da pistte size daha hızlı, daha pürüzsüz, daha kolay gitmenize yardım eden, esas hadiseler. Ona yarışçının silahı deyin.


