
Bu şehre yağmur yağıyordu…
Bütün şehir ağlıyordu.
Ben en çocuk hâlimle üşüyordum…
Kimse sen deÄŸildi, kimseyi istemiyordum.
Şehirle birlikte ben de ağlıyordum, gözyaşlarımı kimse farketmiyordu.
Ben yağmurdan korkuyordum…
Bu senin hoşuna gidiyordu…
Yorgun adımlarla, yorgun bedenimizle dolaşıyorduk sokaklarda…
Biz yürüdükçe hızlanıyordu yağmur, şiddetleniyordu…
Sen seversin yağmuru, aldırmazsın ıslanmaya.
Seninle yürüdüğüm sokaklarda kaç kaç gece yanlız yürüdüm.
Her köşe başında seni aradı gözlerim.
Keşke dedim, şu parkın sırılsıklam banklarında otururken bulsam seni…
Sessizce ben de otursam…
Ama biliyorum, bir baÅŸka gecede, bir baÅŸka yaÄŸmurda,
yine sensiz, yine umarsız, yine yanlız yürüyeceğim bu yolları…
Yeter gel artık…
Gel dindir bu yağmuru, bu gözyaşlarını…
alıntı

